plastik duygular, naylon güller ve kanserojen hayatlar…

29/3/2007 · Kategori: kujudan

 

Bize, bizim yaşamamız için bir yaşam vaad edilmiş. Her türlü seçenekler önümüze konulmuş bize kalan tercihlerle birlikte. Sevmişiz, değer vermişiz, almışız, iade etmişiz vs.

Duygularımızın bizi yönlendirdiği bir yaşam haline gelmiş nerdeyse hayat. Biz de alabildiğimiz kadar plastik sığdırmışız içine. Ayakkabıdan tarağımıza kadar hem de. Sevmişiz sevgilimize plastik güller armağan etmişiz saf dediğimiz sevgimizin yanında. Yine plastikten tencereler kullanıp plastik tabaklarda  sunmuşuz sevdiğimizin önüne içinde sevgim var diyerek. Biz saf ve el değmemiş duyguları harcayaduralım önüne geçilmez sektör halini almış yapay sanat.

Peki böylesi üzerinde durduğumuz sağlığımıza ne demeli. Biz üzerine düştükçe daha da derine dalıp iyice boşladığımız sağlığımız. Teflon tencerede pişen yemekte yenen yemek, bize getirilen yapay gülleri içine koyduğumuz plastik vazo, yatağımızın yanına iliştirdiğimiz plastik gece lambası ve günün büyük bölümünü geçirdiğimiz evimizin birçok yerinde asılı duran daha birçok şey. Sağlıksız yaşama alışmış, zaman geçtikçe bedeni küçülen yeni nesil önüne geçilemez bir gerileme içine girmekte. Biz de bu duruma seyirci kalmaktan öteye geçemiyoruz maalesef. Bir gayretle elimizden geleni birey olarak yapma zorunluluğunu içimizde hissetmeliyiz.

Bu konuda başa dönmek gerekiyorsa başa dönülmeli ya da gerekiyorsa ve daha etkili olduğu düşünülürse kalındığı yerden bu durumun önüne geçilmeli. Ne geçmeli plastiğin,  alüminyumun önüne diye sorular geçiyor olabilir akıllardan. Porselen mesela ya da cam, kerpiç (günümüzde pek revaçta olmasa da). Hayatımızı sağlığımız için en iyisiyle donatalım. Yaşam bizim elimizdeyse onu güzelleştirmek bizim elimizde. Hem sağlığımız hem estetik yönünden plastik yaşama dur demek için geç kalmadık. Sadece yakın zamanda gereken önlemi almamız lazım. Bu da mümkün. Belki biraz uğraştırıcı, zor ancak imkansız değil. Her şey insanlık için insanın elinde. Hem bu zamanda hem gelecek kuşakta sağlık peşindeyiz, mutluluk için. Bugün için yapabileceğin şeyi yap ve gerisini zamana, uzmanlara bırak. Bireyden genele, topluma misali.

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (30) Yorum yaz!

Etiketler :

BUGÜN BEN DOĞMUŞUM HADİ AMA CANLANIN...

28/3/2007 · Kategori: kujudan

BUGÜN BENİM DOĞUMGÜNÜMMMMM.

 

HADİ PARTİYE...

 

 

 

     Mutlu bir beraberliğin en güzel meyvesidir bir bebek. Aile olmayı ifade eder tam olarak. Sevinçle haber verilir dostlara bir bebek beklendiği müjdesi. Heyecanla bekleme zamanı kapıdadır. Gün gelir doğdu doğacak derken belirsiz bir saatte ya işini yarım bıraktırır sancılar içinde ya da uykundan uyandırır. Mutlu sona çok az bir zaman kalmıştır. Şaşkınlık, mutluluk, heyecan duygu karmaşasında ne olduğunu anlayamadan uzun zamandır beklediğin yüz kucağına verilir. Gözyaşları içinde.

 

     Benim doğum hikayem de bu anlattıklarımdan farksız. Bir sabah merhaba demişim yaşama. Erken bir saatte çirkin ama minicik bir kız çocuğu olarak.

 

      Şimdi düşünüyorum belki de çok değil çoğu kişi için henüz çok başında olduğum yaşantının yirmi iki yıllık macerası son buluyor bugün itibariyle. Neler yaşadım ve kim bilir neler yaşayacağım hayat törpüsünde. Kimleri tanıyacağım, neler biriktireceğim içimde ve hangi yolları aşacağım.

 

      Benimle birlikte yol alan ve daima yanımda olacak insanların var olduğu bu ömürde yaşam benim için bir zevk. Ben yıllar önce bugün doğdum arkadaşlar. Yıllar önce bugün bir kader çizildi benimle birlikte birçok kişiye. Yıllar önce bugün bir gülümseme ve ışık doğdu bir aileye.

 

      Hedeflerim oldu zamanın içinde, terk edilişlerim, terk ettiklerim, gözyaşlarım, sevinçlerim, üzüntülerim, gülümsemelerim, düşünüşlerim ve kahkahalarım. Ben doğduğum için mutluyum. Yaşamda nefes aldığım için mutluyum. Bir çizgim olduğu için mutluyum. Benim yaşamamdan güç alana insanlar olduğu için mutluyum. Annemin bi tanecik kızı, babamın iki gözü bir kızı, ağabeymin deli dolu cadı kardeşi olduğum için mutluyum. Bu ailenin bir ferdi olduğum için mutluyum. Sevdiklerim yaşadığı için ve yanımda olduğu için mutluyum.

 

      Ve benim için ne olursa olsun ‘özel’liğini kaybetmeyen birini tanıdığım için mutluyum.

 

Kısaca canlarım….

Çoğu kişinin yaşamında sahip olmadığı çok şeye sahip olduğum olanaklarım için ben çok mutluyum. Yaşamımda çok özel yerleri olan kardeşlerim olsa bu kadar sahiplenebileceğim zeynebim, ayşegülüm, çok şey yaşamasak dahi uzaktan uzağa paylaştıklarımız ve su üzerine çıkardığımız yüreğimizi, içimizi döküp dost kazanabilmenin olurluğunu gördüğüm emelim, aycanım, ne olursa olsun benden kopamayan bir dost daha var ki ahhh onun dostluğunu bir çözsem tam anlamıyla içimi açabilsem her şeyin çok başka olacağı ilelebet yaşatacağım bir dostluk olacak ama ben ne olursa olsun onu yine de çok seviyorum. Dilerim kendini anlamıştırIŞIĞIM ALGİDAM DESEM SEN ANLARSIN... 

 

 

 

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (65) Yorum yaz!

Etiketler :

kendime yeni bir ben lazım...

25/3/2007 · Kategori: kujudan

 

Ve nihayet sizlerleyim kısa bir yenilenme ve motivasyon sürecinden sonra. Karmaşıklık mı demem gerekiyor yoksa kendini ve çevrendekileri tanıma süreci  mi bilmiyorum ama yaşamımda bir tazelenmişlik var.

 

Kafamı kurcalayan ve zamanla biriken olgulardan sonra silkelenip artık yüzümü kendime çevirdiğim zamanın içindeyim. Kısaca süperim.

 

Kolları canım dediğim bana gerçek dostluğunu sonuna dek gösteren emelsen ile sıvadık. Hayal kırıklıklarının ve sorunların diz boyu olduğu yaşantıda bu yenilenme ikimize iyi geldi sanırım. Kendimizi kaybettik resimdi, oydu buydu derken. Heyecan dolu bir bekleyiş var şimdi. Tepkileri merak ediyoruz. Benim çok içime sindi. Çünkü seçimlerde çok oyalandık. Her şeyin en iyisi olsun istedik. İyi ki varsın canım.

 

Bu arada çok eğlendik. İki küçük kız çocuğu gibi hani boya yaparlar yaparlarken de kendi burunlarına bi fırca atarlar ya biz uzakta bile olsak bunu yaptık birbirimize. Şımardık, güldük kahkahalarla, laf attık birbirimize sonra yorulup bir nağme tutturduk kendimizce. Sözün kısası biz hem ürettik hem eğlendik. Umarım siz de beğenirsiniz.

 

Artık her şey yeni. Artık yolumu biliyorum. Artık kimseye değerinden fazla değer vermek yok. Artık sadece toplasan iki elimin parmağı kadar dostumla mutlu oluyorum.

 

Giden gitti, biten bitti… Gidenin yolu açık olsun, gelenler size de selam olsun…

 

Seni Günlere Böldüm...

Seni günlere böldüm, seni aylara
Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim
Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla
Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi
Minesi çatlamış bir diş gibi durduracağım karşında.

Şiirler söylenir, şiirler biter
Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da
Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin
Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa.

Bütün günler yenileşir her bekleyişte
Ve bütün dünler, bütün geçmişler
Kapını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.

Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime.

Edip Cansever

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (14) Yorum yaz!

Etiketler :